
İbrahim Erkal da alkolün esiri oldu. Bütün gün içiyor ya da uyuyor. Söz verdiği halde kaç TV programına gitmedi. İsmi-resmi ekranlarda iken, o sızıp kalmıştı. Gelen iş tekliflerine ‘hayır’ diyor. Veya gitmiyor. Oysa o bir zamanlar en çok konser veren halk müziği sanatçısı idi. Bakın bu mübalağa değil gerçeğin ta kendisidir. Doğu Anadolu halkı iki delikanlı türkücü tanır ve sever. Biri gerçek dadaş yani Erzurumlu İbrahim Erkal diğeri de Iğdırlı Burhan Çaçan… Burhan hadi otel sahibi filan oldu yani işadamı. Ama Erkal, Doğu’daki festivallerin tek ismi oldu yıllarca.Ama İbrahim Erkal alkolun esiri olmuş cevresinde ona kimse saygı duyan kalmadı eşi ve cocugu alkol yuzunden onu terk etti.. bir zamanlar çuvalla para tasıyan koca ibrahim erkal artık bırakın para kazanmayı evinin elektirik parasını bile ödeyemez hale geldi...

Müslüm Gürses'in veliahtı olarak gösterilen Hakan Taşıyan, Kanal 7'de Şebnem Kısaparmak'ın programına alkollü katılınca işler karıştı... Arabesk müziğin genç seslerinden Hakan Taşıyan, önceki gün ‘Şebnem Kısaparmak’la Paylaştıkça’ programına katıldı. Konuşmakta bile güçlük çeken Taşıyan, bu nedenle reklam arasında stüdyodan gönderildi.
Programın sunucusu Şebnem Kısaparmak, ‘Doğru dürüst konuşamıyordu. Şarkı okurken işler iyice sarpa sardı. Sazlara ‘çalamıyorsunuz’ diye uyarılarda bulundu, ama kendisi şarkıyı okuyamıyordu. Daha sonra reklam arası verdik ve programa onunla devam edemeyeceğimizi söyledik’ dedi.
Kısaparmak, sözlerine şöyle devam etti: ‘Ona daha fazla zarar gelmesin diye programdan ayrılmasını istediğimizi söyledik. Hálá ‘Bir hatam mı var. Eğer yanlışım olduysa özür dilerim’ diyordu. Ben de ‘Bana karşı bir yanlışın yok, ama izleyicilere karşı yanlış bir durum. Bu yüzden programa devam edemezsin’ dedim. Programı İbrahim Tatlıses de seyrediyormuş. ‘Bu adamı niye konuk ettiniz, her programa içkili olarak katıldığını bilmiyor muydunuz? Çabuk başka konuk bulun, kızı kurtarın’ demiş.

Ben sanatçının görevinin çok önemli olduğunu, topluma karşı kişisel sorumluluklar taşıması gerektiğine inanıyorum... Her şeyden önce, düşünce ve yaşam biçimiyle örnek alınması gereken bir insan olmasının bilincini taşıması lazım... Bu sorumluluk sanatçıyı daha doğru düşünmeye ve hareket etmeye sevketmelidir. Sanatçı toplumda yapacağı etkinin farkında olmalıdır... Sanatçı toplumu ileri boyutlara taşıyan bir kimliktir. Toplumun züppesi, soytarısı ya da kabadayısı değildir.